30.3.07

gözlerim artık görmüyor :( buanklantşı karman çorman görüooorum.. artık okumak istemiyorum bir şeyler, oku oku bir yere kadar.. mecburen yapılan şeyden ne hayır gelir, beni kendi halime bıraksan okurum severim de. ama sınav için okul için olmuyor not için falan için filan için.. yok almıyım..
sonra anlatırım..
şimdi gidiyorum :(
okumaya değil uyumaya :)

26.3.07

D'yalektik M'tsuzluklar

bir uzak sabah denizidir gittiğin kapı
ellerinde rüzgarın taşınmaz çamurları var
köpürmüş soylarımı toplarken çürüyen yanlarımdan
inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar
gözlerinde unuttuğum o eski aciz miras
almaya gelsem soluğumda dalgın yosun kokusu
biliyorum artık hiçbir gemi beni taşımaz
ve yeniden büyür içimde mağrur bir zakkum gibi
terk edilmek korkusu

susarsın bir silahsızlanma akşamı
susarsın dudaklarında ıslıklar kanar
öpülmez dudakların ıslık yarası
mavzersiz dokunmalarım kirvem bilirsin
öpemem, öpersem tekmil aşiret tragedyası

hüznünü ver bana yeter, gizli hüznünü
kolları bağlı hüzün olsun dört yanım
ırağına vurma beni kirvem, ağlarım, delirirsin
sonra derler haklıdır sevdası
geç olur ki artık onarmaz rakılar
geç olur bir yaraya rakının dağılması

sen denize sırtını dönen uykusuz dağlı,
gemiler nerde (ki çoğu hüviyetidir melankolinin)
nerde aykırı mavzerler (onlara sığdıramazsın ki öfkelerini)
barum esmeri tenine sevdalarımı sürdüğüm
nasıl taşıdım bunca yıl delirmiş saçlarında
o eski şark yelini
biliyorum dokunsam parmaklarım kırılır
dokunmasam eşkıya uykusuzluğu çetin silahlar gibi.

MurathanMungan

24.3.07


yuffen betty,
havlama bana,
ben sana baaptım?
ama yuffen
ivet ivet..
:(

21.3.07


bir varmış bir yokmuş,
şehrin birinde, tüm zamanların ötesinde bir kız yaşarmış..
yalnızmış.
yalnızlığı kendiliğindenmiş, kendi kendineymiş..
günü evde geçer, çok az kişiyi görürmüş..
kendiyle sohbet eder, kendine bir çay demler, kendini ağırlarmış evinde..
kendiyle muhabbet ettikçe, kendini tanır ve daha çok kalmak istermiş kendiyle..
kendini çok beğendiğinden değilmiş kalmak istemesi kendiyle, kendinin yanında rahatmış, zevk alırmış kendini keşfetmekten..
yine bir yolculuğunda kendine, uyuyakalmış oracıkta..
sadece beş dakika uyumasına rağmen, rüya görmüş ve uyandığında kendini ferahlamış, arınmış, hafif hissetmiş..
yalnız değilmiş rüyasında, ona eşlik eden biri varmış..
rüyasının etkisi olacak ki yanına önüne arkasına bakınmış,
kollarına bakmış bir de uyanınca..
yalnız olduğu görünce farketmiş uyandığını..
düşünde kendini bir erkeğin kollarında, ona sımsıkı sarılırken görmüş..
hiç olmadığı kadar mutluymuş onun kollarında, ayrılmak istemiyormuş ondan..
nerden bilsin ki bu bir rüya..
artık kız hep o rüyadan uyanıştaki mutluluğu aramış evinde..
her uykuya dalışında bir daha aynı rüyayı görmeyi istemiş..
belki de o rüyayı gerçekte yaşamak istemiş..
sadece kendisi yokmuş artık evinde..
düşleri..
ve o rüyadaki
hep birliktelermiş..

20.3.07

geçen sene bu zamanlarda bir hayalim varıdı, şöyle ki :
bana ait olan büyük bir havuzum olsun, çok iyi bir şekilde yüzmeyi öğrenip, her gün bir saat orda sporumu yapıp, yalnız kalarak kafamı dinliyim diye farklı ütopik şeyler düşünüyordum.. insan hayal ettiği müddetçe yaşar derler, o hesap o zamandan bu zamana yaşayıp geldik hayal ede ede.. ta ki bugüne kadar.. rüya gibi, hatta bi sonsuzluğun yanı başındayım gibi geldi bana. havuzdayım.. tabi ki bana ait değil ama 25'e 25 metrelik kocaa havızda yalnız başıma kaldım bugün. evet sadece ben :( bana denizdeyim gibi geldi. o mavilik, o kulvarın bir başından diğer başını görememem (abartıyosam neyim :) sonracıma, kulvarın başından sonuna kadar yüzmemin dakikaları alması.. bunlar güzel şeyler tabi ki.. bu hayalim aklıma geldi, yalnızdım havızda ama hiç de öle kafa filan dinelemedim, düşünüp rahatlamadım.. tek düşündüğüm niye hala yüzerken nefes alamamam ve cesaretsiz olmamdı. düşünerek kulvarın sonuna ulaşamayacağımı farkederek yeniden başladım yüzmeye..

bir şey daha vardı,
ama
unuttum..

19.3.07

"özlüyorum seni zamanla barışamadım
geçip gidiyor ömür günlere doyamadım.."

17.3.07

Bugün yüreğim buruk
Bugün gözlerim donuk
Bir acı var içimde
Kopkoyu kavruk

işimiz zor yollar çetin
Ama aşklar büyük
Kim kime galip gelir
Bilinmez sonu kayıp

Uzakta kaldı sanki ateşler
Her yer buz soğuk
Bugün dilimde var bir şarkı
Adı oldu yalnızlık

Uzakta kaldı sanki alevler
Her yer buz soğuk
Bugün dilimde var bir şarkı
Adı oldu yalnızlık

NeSliHaN


dilimde yer edinmeye çalışan şarkının sözleri, kulağımda ezgisi..
saat ilerlemekten vazgeçmiyorsa bizim de yaşayacaklarımız bitmemiş demektir,
sağlıkla..

16.3.07

hani uzun süre giden piller var ya panasonic mi ne, onlar gibi şarjım çok gitti bugün.. ama şuan için aynı şeyi söyleyemeyeceğim, beynim folloş oldu, neden mi, çunki ders çalıştım :(
stajdan sonra eve gelip bir şeyler atıştırdım, sonra kütüphaneye gittim ders çalışmaya ama oturur oturmaz esnemeye başladım. yorulmuşum yahu, zaten bünyem zayıf :( derse başlıcam esniyorum, kitapları açtım, kalemleri çıkardım ki sızmışım. allah vere ki horlamıyorum :) küpüthanede uyuyan benden başka da yoktur.. millet inekliyo, ben..
neyse iki saat çalışabildim.
okula giderken, daha önce geçmediğim bir yoldan geçeyim dedim, ara sokak yani.. önce yanımdan bir araba geçti, sonra dar sokağın diğer tarafındaki kumru topluluğunu farkettim. toplaşmış bişiler yiyolar yerden, e bunlar hep benim mutfak camına gelirlerdi, bayat ekmekleri camın önüne koyunca gelirlerdi çok çok.. ama bunları daha çok sevdim.. toplandıkları yerin hemen yanında tek katlı eski viran bir ev.. hani olurdu ya, küçük çerçeveli ince bi tülü olur bir de öyle evlerin.. ve bunda küçük bir çocuk ve bir kız da vardı.. kumrulara yemi veren onlarmış meğer.. kaçışmasalar bir fotoğraf kalesinde kalmasını isterdim bu sahnenin.. tekrar bir araba geçince uçuştu hepsi.. :( gözüm çocukta kaldı, mutluluğuna diycek yoktu, gülümseyişi de çok içtendi, tüm çocuklarınki gibi :)
hadi biz de içtenlikle gülümseyelim :)

15.3.07

Üç şey kalbi öldürür: Çok konuşmak, çok uyumak ve çok yemek. Fudayl bin İyad Rahmetullahi aleyh


eskisinden daha çok ve kimi zaman da boş konuştuğumu hissediyorum..
daha az uyumaya başladım..
yemem yine eskisi gibi, ne çok ne az..
konuşmaya tekrar dönersem, bazen sırf espri olsun gülelim diye insanlarla dalga geçtiğimi, belki de onları kırdığımı düşünüyorum. hani bazı tipler olur, az saftır, jeton geç düşer, ya da ne biliyim işte yaşının insanı değildir. özellikle böylelerine çok takılıyoruz. tamam güldürüyo, eğlendiriyo bu muhabbet bizi ama acaba diyorum abartıyomuyuz bazen.. üfff ya :(
sonradan düşündüğümde kötü hissediyorum kendimi..

bu durup durup nükseden iç hesaplaşamamam, yaptıklarımla yapsaydılarım arasındaki gidip gelmelerim, bazen durduk yere huzursuzlanmalarım sürer mi ileriki yaşlarımda da merak ediyorum bazen..
sakin ve durgun bir nehirim / öyle olmalıyım. dalgalar, gelgitler, alaboralar istemiyorum.

unutkanlık başladı son zamanlarda. ben hiç unutmazdım eşyalarımı koyduğum yeri en basitinden.. önce kimliğimi kaybettim, neyseki ben farkettikten bir gün sonra (kaybettikten bir hafta sonra) buldum; kredi kartımı çantama koymuşum kaybettim mi acaba diye düşünmeye başladım, sonradan baktım ki yerinde.. yapılacak işleri unutuyorum sık sık.. beynim alışık değil ikiden fazla şeye kanalize olmaya, ama yavaş yavaş alışıyor..

son sınıf notlarım her ne kadar çok çalışamasam da ortalamanın üstünde, ama yine de kritik diyebilirim, yani çalışmam gerekiyor.

kpss kursu içimden iyi demek geliyor ama vasat desem daha yerinde olur..

staj gayet iyi gidiyor ama bir de rapor yazmak olmasa, ders anlatmasına seve seve anlatırım ama rapor bayıyı kasıyo resmen..

ev hali güzel, asayiş berkemal..

daha az okuduğumu, daha çok yazdığımı farkediyorum son zamanlarda;
daha az uyuduğumu, daha çok koşuşturduğumu..
bunlar iyiye işaret :)

canım deli gibi film izlemek istiyor :( ama her nedense gitmiyoruz sinemaya toplaşıp da.. en azından boş vakit bulup da üni.deki sinemalarla nasiplenmek gerek.. cd kiralamayı zaten tamamen unuttum, bi ara arka arkaya 3 4 film izledik tabi ki sonrası gelmedi..

başım ağrıyor.. şimdice başladı..
yarın sabahın körüsünde kalk sen hazırlan git taaa tramvayla staj okuluna.. okulun yanıbaşındaki evi kiralıyacam tayinim çıkınca :) geç kalmaktan nefret ediyorum her yere..

yarın da geç kalmamak için bir an önce uyumam gerek tabi, e uyumak için de önce bilgisayarı kapatmak..
kapan!!

13.3.07


iki satır arası yakınlıklarda tanıdım seni
birbirine paralel iki satır
ne uzaklaşan
birbirinden
ne yakınlaşan
birbirine
yarım kalan o satırda kaldın öylece
ne nokta koyabildim cümlene
ne virgül..
yine üç nokta yetişti imdadıma
tüm susuşlarımız gibi
susturdun satırları da...

10.3.07

masaüstüm haddinden fazla kalabalık, düzensiz..
55 dosya var, yuh yane.. düzenlemem lazım, daha formatlanıcak, kim uğraşır yahu.. zaten yavaşlıktan nefret ediyorum, bilgisayar gün geçtikçe yavaşlıyor inadına.. neyse yav hallederiz..

9.3.07

yorgunum dostlarım yorgunum yorgun..
mecazi değil gerçek anlamı itibariyle :)
dinlenmem gerekiyi..

8.3.07


suusss gidiyorum
söyleme kimseye yittiğimi
bir akşamüstü güneş batarken
kızıllığında güneşin
arkama bile bakmadan
ellerim gönlüm boş
yürüyorum
ışığa doğru
..

6.3.07

Kim Bilir
İlk yağmur damlası düştü
Kuru yapraklarına güzün.
Ardında kış kıyamet,
Dert, hüzün.

Alınyazısı hepsi.. kısmet..
Ha yazı ha kışı geceyle gündüzün,
Kim bilir kaç günü kaldı
Ömrümüzün?
Ziya Osman Saba

ben aciz kaldığımda cümle kurmaktan ya bir şarkıyla salıyorum cümlelerimi boşluğa, ya bir şiire diyorum hisset beni.. kim bilir?

5.3.07

bazen yaşananlara anlam veremiyor, hayat sahnesinden izleyici koltuklarına geçiyorum, başrolde ben bile olsam.. hayatımı gözden geçirmek geliyor içimden, müdahale etmeyince nasıl devam edecek olduğunu görmek..
her olana anlam vermeye çalışmadan, ya da en azından bir sebep aramadan, neden? sorusunu sormadan devam etmek istiyorum. hayatın muhasebesini aksatmadan, hile yapmadan tutmak çok zor. hele bunu her günü gecesinde yapmak.. ya bugün ne yaptım? sorusunu korkusuzca kendine yöneltmek..

bugün matematik dersinde çarpanlara ayırmayı gördük, formüller öğrendik, her problem ancak formülüne göre çözüldüğünde sonuç veriyor..
hayatta da sorunlar, problemler gibi tek tek çözülse ya! biri çözümlenmeden diğerine geçilmese, ve yardımcı çözüm yolları olsa.. bu belirsizlikler, çözümsüzlükler, sonuçsuz kalan şeyler beni hep tedirgin bir ruh halinde bırakıyor (
kaç bilinmeyenli denklemim ben ?
çözümüm daha ne kadar sürer?

4.3.07

sen bana hep geç kalıyorsun günlük, tam ayrılacakken ben, sen geliyorsun..
iki dakika önce gelsen her şey hallolacak,
kesişmiyor zamanlar..

3.3.07


bir şarkı bu kadar çok dinlenip eskitilmemeli bence: winamp de dönen tek şarkı, iki gündür en çok dinlediğim şarkı, ilk kez yolda yürürken dinleyip vurulduğum şarkı, bendeniz ve harun kolçağın muhteşen düeti : biri var..
bitti.

2.3.07

yahu yapılacak iş çok, zamanı planlı kullanmak güç...
burnumda bengay kokusu, ımm çok seviyorum bu kokuyu ) çamaşır silkelerken elimi çarptım masaya, uf oldu ) ne alakaysa bengay sürdüm işte.
kulağımda ise tüm gün dinlediğim 'biri var' şarkısı. son kez dinleyip bilgisayarı kapatıcam, oda karanlık olucak, uyumam gerekiyor demekki.
hafızamda demin izlediğim 'sadakatsiz' ve ikinci kez izlediğim 'buz devri 2' filmleri.
aklımda yarının bana neler göstereceği, her gün olanların ardından yine ertesi günü merak ederek uyunan uyku..
neyse ne..

1.3.07

dar zamanda uzun uzun anlatmak zor..
o yüzdendir ki yazmamam.
ama anlatıcam.
sağlıkla..