
bir varmış bir yokmuş,
şehrin birinde, tüm zamanların ötesinde bir kız yaşarmış..
yalnızmış.
yalnızlığı kendiliğindenmiş, kendi kendineymiş..
günü evde geçer, çok az kişiyi görürmüş..
kendiyle sohbet eder, kendine bir çay demler, kendini ağırlarmış evinde..
kendiyle muhabbet ettikçe, kendini tanır ve daha çok kalmak istermiş kendiyle..
kendini çok beğendiğinden değilmiş kalmak istemesi kendiyle, kendinin yanında rahatmış, zevk alırmış kendini keşfetmekten..
yine bir yolculuğunda kendine, uyuyakalmış oracıkta..
sadece beş dakika uyumasına rağmen, rüya görmüş ve uyandığında kendini ferahlamış, arınmış, hafif hissetmiş..
yalnız değilmiş rüyasında, ona eşlik eden biri varmış..
rüyasının etkisi olacak ki yanına önüne arkasına bakınmış,
kollarına bakmış bir de uyanınca..
yalnız olduğu görünce farketmiş uyandığını..
düşünde kendini bir erkeğin kollarında, ona sımsıkı sarılırken görmüş..
hiç olmadığı kadar mutluymuş onun kollarında, ayrılmak istemiyormuş ondan..
nerden bilsin ki bu bir rüya..
artık kız hep o rüyadan uyanıştaki mutluluğu aramış evinde..
her uykuya dalışında bir daha aynı rüyayı görmeyi istemiş..
belki de o rüyayı gerçekte yaşamak istemiş..
sadece kendisi yokmuş artık evinde..
düşleri..
ve o rüyadaki
hep birliktelermiş..
No comments:
Post a Comment