skip to main |
skip to sidebar
yazmayalı bayaa oldu.. hep erteledim yazmayı, sonra dedim, gidince dedim, dönünce dedim, tamam yazarım unutmam dedim, ama şimdi ne var aklımda engin bir boşluk.. günün kaydını tutmayınca, yaşadığım gün harfiyen hatırladığım şeyler şimdi koca bir hiç oluyor satırlarımda.. şu an aklıma gelen, aklımda tutmam gerekenle çelişiyor bazen, ya da kopukluklar oluyor; nereden başlıycamı bilemiyorum işte böyle..
son iki haftada aman aman şeyler yaşadım diyemem, her zamanki ritüeller..
geçen haftasonu miniciğin yanına gittim ereğliye.. tek farklılık buydu sanırım.. yeğenime yakından baktım, kucağımda uyuttum.. gerçi bu benim marifetim değildi, o zaten hep uyuyor, fazladan bir şey yapmadım, hafiften pışpışladım sadece..
bir de bu iki üç gün boyunca, beynimde dolaşan "bebişin mi var derdin var" cümlesine rağmen bebiş sahibi olma hevesimden hiç de ödün vermeyerek izledim Reyyan'ın uyumasını, uyanmasını, bıcı bıcı yapmasını.. ama , ama neden bu kadar şeker bu çocuklar.. bir de Zeynep var tabi, unutmamak lazım.. kıskançlık krizleri tatan bir adet Zeynep..ancak fotoğraflarını çekerek durdurabildim Zeynep'i..işte Zeynep :)çok da çabuk sıkılıyor, hemen hoplamaya zıplamaya başlıyor, kız dur diyorum kıpırdama da fotoğrafını çekiyim.. sonra tafşan oldu zeynep, annesine gösteriyo, bak ben tavşan oldum diye, he hee.. eğlenceli şey :)
uyyy :)
gelicem az kaldı :)
yazmak istiyorum ama ne yazmam gerektiğini belirleyemiyorum.. ya da ne yazabileceğimi.. anlatmak için mi yaşamak gerekiyor yoksa yaşadıklarını mı anlatmak.. bazen sırf anlatmak için yaşıyorum, anlatıyorum.. sanırım şu aralar öyle değil. bu şeye benzedi yemek için yaşamak mı yoksa yaşamak için yemek mi? tabi ki ikincisi..
annemle konuştuk yaklaşık iki saat önce, canım grip olmuş, hastaymış.. yatıyomuş :( diycektim ki yarın geliyorum ben yaparım yemekleri, işleri; sen yatarsın, ama demedim.. bu kez sürpriz olsun gidişim.. zaten benim için de sürpriz gibi oldu, birden karar verdim gitmeye, pek de aklımda yoktu. belki motive verir ailemi görmem, çok stresliydim son günlerde, hiç bir şeyi yetiştirememe, hiçbir yere yetişememe muallağı.. gel gitler filan..
gittim )
bugün farkettim de yaptığımız şeyler çok aynîleşti. hep aynı yollardan yürüyoruz, hep geç kalıyoruz, hep aynı saatlerde yatıp aynı saatlerde kalkıyoruz, hep aynı esprilere aynı şekilde gülüyoruz, hep aynı insanlarla muhabbet edip, aynı insanların muhabbetini ediyoruz. aynı pişmanlıklardan sonra yine aynı davranışlara devam ediyoruz, aynı şekilde eleştirip, eleştirilere aynı şekilde tepki gösteriyoruz.. aynı şeyleri yapmak için karar alıp, yine yapmıyoruz. aynı hep aynı.. bu aynılık farklı şeyler yapsak da bi süre sonra kendini gösteriyor. basitleşiyor yapılan, bıkkınlık veriyor..
sabah ola hayrola..
u all everybody
u all everybody :)
he hee
LOST' u izlemeye başladım, bu bana bayaaa bi gider.. film izlemeye açlığımı da bastırır :) sağolsun mektup arkadaşım cd ye çekip yollamış, lost hayranlığını herkese yayıyor..
bakalım ilerki bölümler ne göstercek..