ayın 20sekizi, yıl ikibin7, çarşamba. 2 kişilik bir hastane odasındayım. hasta değilim, annem. erpa'dan devlet hastanesine geçişimizin ilk günü. tam 1 hafta önce bugündü annemin sırtından karnına bir ağrı girip de yürüyemez hale gelmesinin. perşembeden beri erpa'daydırk. ilk kez bir hastanede ve refakatçiydim.
perşembe sabahını unutamam. okula gitmem gerekiyor, her gün annemin beni uyandırmasına alışkınım ama o gün farklı. annem yürüyemiyor. öyle bir umutla uyumuştum ki çarşamba gecesi, annem sabaha yürüyecekti, ama öyle olmadı. gece uyuduğu oturma odasından benim odama yarım saat sesini duyurmaya uğraşmış canım benim. dönmeye yerde sürünerek kapıyı açmaya çalışmış ama nafile. o kadar garip hissettim ki kendimi o gün, artık destek almadan oturamıyor ve yemek yiyemiyordu. kahvaltı hazırlayıp yedirdim ve o gün okuldan izin alıp geldim. geldim ki artık geç kalmadan annemi doktora götürelim. işte o gün acil serviste tanıştık ahmet beyle. tüm iyi niyetiyle kabul etti bizi hastaneye. belki de pamukkale üniversitesinde yer bulamamamız bizim için hayır oldu. tedaviye devam edildiği süre içerisinde daha da iyi tanıdık doktorumuzu. her şeyin ötesinde onun moral vermesiymiş bizi ayakta tutan. umudumuzun kaybolmamasını, muallakta kalmamamızı sağlayan onun bize tedavinin gidişatı hakkında bilgi vermesi, farkettiği, yaptığı, yapacağı her şeyi anlatmasıymış tek tek. bugün o hastaneden ayrılmamız o kadar koydu ki , hala onu düşünüyoruz, konuşuyoruz. inşallah hadi bakalım derdi annemin kolundan sıkıca tutup, her gelişmede, bizi üzgün gördüğünde, sabırlı olucaz ve dua edicez derdi. dualarımız anneme, onun yürüyebilmesi için. ve o günü gördüğümüzde de ALLAH'ın izniyle, gülümserken yanaklarımız, bir paket çikolatamızı alıp ahmet beyin yanına gidicez. ALLAH'ım nolur o günleri de göster..
..
o gün çiçekler açacak
o gün daha çok gülümseyecek güneş bize
vitrinler bir başka görünecek o gün
belki kimse farketmeyecek ama
o gün farklı olacak bize
annemin yürüdüğü gün..
..
.
ALLAH'ım bugün çarpışmasın bulutlar
yağmasın bugün sağanak acı..
kırıldıklarımız un ufak olmadan
göster rahmetini ALLAH'ım
..
.
anlatılan, yaşananların posasıdır demiş ya Kafka, öyle bi 1 hafta geçti ki anlatamadıklarımdır hissettiklerim.. umut, üzüntü, çeresizlik, inanç, gözyaşı, gülümseme karmakarışık duygulardı geçirdiklerimiz.. ALLAH'ım nolur şifa verin hastalara, dua ettiğimde hep bunu da eklerdim: derdi olanlara deva, hasta olanlara şifa ALLAH'ım diye, sıra bizde demekki, şifa ALLAH'ım annem ve tüm hastalar için..
00.56
29.11.2007
..
.
bir dokunuş kalbime
bir ürperti..
01.03
10.03.2008
..
aradan geçen zamanın ne önemi var sen ve ben haricindekilere.. kum zerrelerinin tek tek süzülmesi neyse kum saatinden, öyle geçti her saat her dakika, bir o kadar hızlı, bir o kadar sindire sindire.. ama son günlerde çok hızlı.. unutamadığım diyaloglar peş peşe.. sonradan anlam verdiğim olaylar ard arda.. ALLAH'ım yardım et, ALLAH'ım yardım et, ALLAH'ım yardım! figanlarım aklıma geliyo gözlerim gökyüzünün büyüsünde.. halbuki artık yapacak bir şey yok.. ALLAH'la beraber olduğumdan onun tecellisiyle başbaşayken daha bi emin olurum ya..
ALLAH'ım yardım et..
daha soğumamış ellerin, yanağımda.. hala kokun var, dudaklarım yanaklarında.. uğultular, ölüm sessizliği.. aç gözlerini anne, gülümserdin ya her geri dönüşümde yanına, ayak sesimden anlar mutlu olurdun.. hani, sevinmedin mi? kapatmışsın gözlerini sımsıkı, kalbin kırgın değil inşallah bana, çünkü öpemiycem bir daha seni, özür dileyemem ki. yalnız ruhuna derim ne diyeceksem. kuşlar hala gökyüzünde anne, ama sen yoksun artık.. hani doktorlar ne bilir yüreğin acısını diyo ya volkan konak, aniden nasıl söyleyebildi öyle doktor.. halbuki o defalarca gidip geldiğim yol, ne kadar da kısa gelmişti, sana ulaşmaya çalışırken hemen, dilimde umut sözcükleri, kalbimin ferahlığı, bi anda yıkıldı doktorun o birkaç sözüyle, hastanızı kaybettik.. aklıma ilk ne geldi acaba.. babamın telefondaki gözyaşlarından anlamalıydım annemin ciddiyetini, eve gidince uyuma, bak uyuma sakın deyişinden annemin, anlamalıydım bir şeyler.. ya elimden düşüp kırılan nane kavanozunun kapağı, ya gördüğüm rüyalar.. ama ..
ALLAH'ım yardım et!
ayakların anne.. daha yürütücektik seni, gezecektik beraber ya.. sen annene kavuştun, beni annesiz bıraktın.. yokluğuna alışmakla geçecek artık zaman, çok zor be anne, daha giysilerini veremedim.. tamam biliyorum gözyaşlarım sana azap veriyor.. ağlamadım ama toprağa verirken seni, geldiğimiz yere kavuştun sen. gurbetin sona erdi. nerden bileceksin öldükten sonra ne olduğunu derdin ya hep , biz de bilemiyoruz toprağın altındakiler mi rahat, üstündekiler mi.. kavuşucaz annem, ALLAH'ım cennet bahçelerini nasip eylesin sana, azaptan azad atsin, sağlığımızı iyiliğimizi bildirsin, günahlarını affetsin, üzerine toprak yağarken her kürekten, gökten de rahmet yağıyordu, bereketinle gittin annem, gözün arkanda kalmasın, istediğin gibi olucaz, dosdoğru..