9.4.08

hayatımın hangi dönemini yaşıyorum bilmiyorum. kış mı yoksa bahar mı. ama sensizliğimin ilk ayı. "Eline sağlık!" demeden geçen bir ay.. kapının zilini çaldığımda benim geldiğimi tahmin edebildiği halde "kim o?" diyen sesi duymadan geçirdiğim günler.. "neler vardı daha göreceğin" demenin kadere inanmak la ters düşmek olduğunu bildiğimden, düşünmüyorum neler yaşayamadığımızı birlikte.. gideceğini söylemeden gidişlerden seninki. bilen yok ki ne zaman gideceğini..
boğazımda bir düğüm gidişin..
çözmeye hiç çalışmadığım..
bazen bir satırda buluyorum seni, bazen bir ezgi bazense bir eşyada, bir yüzde, bir yudum, bir dokunuş..
her şeyim senmişsin gibi sanki.. bakıyorum sen, bakıyorum yokluğun.. sonra işte bir cümle :
"insan olmanın sırrı, sabır testisinden şükür içmektir." diye fısıldıyor bıraktığın düğüme.. bir daha okuyorum.. sabırsın sen bu cümlede, şükrü müjdeliyorsun aynı zamanda.. sabret gönül, şükret!
ki varsın, insansın..
bir melodi düşüyor kulağıma kendi sesimden..
yaralı kalbim..savrulup git sen derüzgara! Ağla, mazidir şimdi senin olan.. hadi diyorsun gel artık içeri.. hiç gitmemişsin gibi sesin, hadi gel diyor..
bakıyorum.. çiçeğin saksısında kalmış tembihin : "dibinden su ver, kurutma emi!"
bir düğüm daha atılıyor boğazıma.. hepsi sensin, çözmek istemiyorum..
tepsiye 3 çay bardağıkoyduğumda yakalıyor beni gidişin.. babama bakıyorum, o gün aklıma geliyor.. hiç sessiz oldu biliyomusun.. ne desem tamam diyor, belli ki onun dayok tadı tuzu..
artık her gece duamsın..
uyandığımda seninleyim..
["İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar.."]

03.33
09.04.2008

No comments: