18.12.07
yürü(yelim)
Senin de bu kadar titrek miydi yüreğin benim yaşımdayken? Her sallantıda sendeler, korkar mıydın düşmekten? Onca küçükken yaşadıklarını unuttun mu, biliyorum hep aklında sız(ı)ların. En çok nesiz büyüdün sızılarınla bir başına? Neyin özlemiyse o hiç çıkmayan içinden, benim hüznüm oldu daha üzüntüsüzken. Sen yaşadıklarına üzülürken, beni yaşlarla bıraktın. Sen anlatmadıkça kırıldıklarını paramparça olmasınlar diye, ben de anlatmadım kimseye kırgınlıklarımı. Her anlatılmayan bir gözyaşı oldu ardından susuş, her susuş bir damla oldu, eksilmedi hep doldu. Zamansız akan yaşlarım, şimdi hep saklımda. Sen görme üzüldüğümü sana. Sonra sen de üzülürsün, hiç istemedim üzülmeni, ama üzdüler anne.. Sana hep konuş dedim di mi söyle, kimbilir ne çok içinde kalanların var. Belki de öyle olmalılar. Kızmıyorum artık sana, kızamıyorum, bana çıkıştığında, sesimi çıkarmıyorum, yeter ki sen iyi ol, gerisi önemli değil. Sana daha göstereceklerim var. Takın yine o masum bakışını, iyi niyetli gülümsemeni yürüyelim umuda..
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment