bi ara radyo programlarına dadanmıştım, her gece dinlediğim programlar oldu dönem dönem.. bi dönem Bedirhan Gökçeydi.. konuşması, şiirleri tamam güzel hoş, ama bir sene boyunca her gece dinlerseniz artık her gece bunalım yapmaktan gına gelir ve ben gibi bırakırsınız dinlemeyi. ha şiirlerini hala dinler, hatta "İz Bırakanlar" adlı tv programını izlerim, orası ayrı.. sonraki bi dönem Rıza Karaağaçlı müptelası oldum.. o da güldürür eğlendirir, güzel konuşur, ama tabi her radyo programcısı gibi bi süre sonra kendini tekrar eder.. ve tabi ben yine bıkarım.. ee adamın formatı öyle naapsın, her gece ayrı bi şey yapacak değil, müzik dinletiyo, yayına bağlananlarla muhabbet ediyo, bitti.. sonra uzun süre radyo dinlemedim.. sanırım geçen seneydi, matrax dinler oldum, ama işte bu kez daha kısa sürdü dinleyişlerim.. yeri geldi radyoyu televizyona tercih ettim, radyo dinledim; bu aralar da bilgisayarı televizyona tercih edip nette vakit geçiriyorum.. bu belki de mecburiyetten gerçi, yaklaşık 10 gün televizyon yüzü görmedim, hani reklam bile izlemedim, evde tv yok çünkü :D ev arkadaşım gidince o da yola koyuldu tabi.. neyse bunlar mevzu bahis değil, lafı nereye getirmeye çalışıyorum diye düşünüyorum; sonuçta yine radyoyla noktalamam lazım o kesin.. çünkü asıl anlatacağım şey radyoya bağlı.. şiiri sevsem de bedirhan dinlemeyi bıraktıktan sonra, radyodan şiir dinlemeyi de bıraktım.. halbuki güzel şiir okuyup program yapan radyocular da vardı benim gözümden kaçan.. mesela radyo 7 deki Kahraman Tazeoğlu'nun yaptığı maviada.. gariptir ki dinlemesem de bu adamla bi şekilde karşı karşıya geldim.. ilk tanışmam bi arkadaş yoluyla oldu, Kahraman Tazeoğlu'nun imza günü var, sen de gelsene, demesi üzerine gitmiş, kitap imzalatarak ilk kez bi şairi yakından görmüş aynı zamanda şiirlerini dinlemiştim.. bu kez yine nette dolanırken eskişehir'e geleceğini duydum, ve yalnız da gelmiyodu bu kez.. radyo 7 ekibiyle birlikte.. gerçi diğer gelenleri tanımıyorum ama biri vardı ki, ismi hiç yabancı gelmedi, yav ben bu ismi tanıyorum dedim, allah allah nasıl hatırlamam filan.. neyse ertesi gün oldu, birlikte gitmek için bi arkadaş bulma çalışmalarına başlamıştım çoktan, ama kime sölesem onlar kim be tanımıyorum dedi.. neyse ki Ayşe, kimdi bu ya dediğim ismi tanıyomuş.. hani dedi bi şarkısı vardı, dur nasıldı, at savur at sevdanı bir yere fırlat.. diye mırıldanınca, tabiii ya nasıl hatırlamam Gökhan Türkmen ~ büyük insan..dedim.. internet yoluyla meşhur olan geçen senenin ünlülerinden.. ama önce şarkıyı söyleyeni gökhan türkmen değil de serkan diye biliyoduk, meğer o sözlerini yazanmış.. ee tabi ki bi de bunu öğrenir gidemezsem dinletilerine olmaz.. işte bugün gittim :) onu da ilk kez gördüm, diğer şarkılarını da ilk kez dinledim.. meğer kahraman tazeoğluyla radyoda birlikte program da yapıyolarmış.. ne yazık benim haberim yok.. keyifli iki saat geçirdim sayelerinde şiir ve şarkılarla .. hem çok da sakindi gündüz olduğu için sanırım..
soldaki Kahraman oluyor, sağdaki de Gökhan, ortadaki Samiymiş.. çok eğlenceli, rahat bi tip, sanki arkadaşlarına çalıyo, o kadar doğal :)
1 comment:
keşke bende dinleyebilseydim... :)
Post a Comment